Ukrayna Parlamentosu’nun Türkiye ile Serbest Ticaret Anlaşması’nı onaylaması, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor. 3 Şubat 2022’de imzalanan anlaşma, savaş nedeniyle uzun süre beklemede kalmıştı. Türkiye’nin kendi onay sürecini tamamlamasının ardından Kiev’in de anlaşmaya yeşil ışık yakması, ticari ortaklığın daha kalıcı ve kurumsal bir zemine taşındığını gösteriyor.
Bu gelişmeyi yalnızca gümrük vergilerinin azaltılması olarak okumak eksik kalır. Serbest ticaret anlaşması, Türkiye’nin savaş sonrasındaki Ukrayna ekonomisinde şimdiden yerini almaya başladığını ortaya koyuyor. Çünkü Ukrayna, çatışmalar sona erdiğinde Avrupa’nın en büyük yeniden inşa alanlarından birine dönüşecek. Yıkılan yolların, köprülerin, limanların, konutların, enerji tesislerinin ve sanayi altyapısının yeniden kurulması için uzun yıllar sürecek büyük bir ekonomik seferberlik gerekecek.
Türkiye ise bu sürece sonradan katılacak bir ülke değil. Türk müteahhitlik şirketleri savaş öncesinden beri Ukrayna’da önemli projeler üstleniyor. Türkiye ile Ukrayna arasında 2024’te imzalanan yeniden inşa anlaşması da Türk şirketlerinin Ukrayna’nın altyapı çalışmalarında daha etkin rol almasının önünü açtı.
Serbest ticaret anlaşması bu birikimi daha güçlü bir ekonomik çerçeveye oturtabilir. Türk şirketlerinin Ukrayna pazarına erişiminin kolaylaşması; inşaat malzemeleri, makine, ulaştırma, enerji, lojistik, tekstil, savunma sanayisi ve teknolojik ürünler açısından yeni fırsatlar yaratabilir.
Ancak anlaşmanın yalnızca Türkiye ile Ukrayna arasındaki doğrudan ticaretle sınırlı kalmayabileceğini de görmek gerekiyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’nin Nisan 2026’da Türkiye ziyaretinin ardından Şam’a Türkiye’ye ait bir devlet uçağıyla gitmesi dikkat çekici bir ayrıntıydı. Zelenskiy’ye bu ziyarette Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da eşlik etti. Bu durum, Ukrayna’nın Suriye’ye açılımının Ankara ile yakın koordinasyon içinde yürütüldüğünü gösteren sembolik bir işaret olarak okunabilir.

Zelenskiy’nin Şam ziyareti sırasında Ukrayna ile Suriye arasında gıda, enerji ve lojistik alanlarında iş birliği ihtimalleri gündeme geldi. Tartışılan projeler arasında Ukrayna ürünlerinin Suriye limanları üzerinden Orta Doğu ve çevre pazarlara ulaştırılmasını sağlayabilecek bir lojistik merkez kurulması da bulunuyordu.
Bu noktada Türkiye–Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması daha geniş bir anlam kazanıyor. Anlaşma, yalnızca Türk mallarının Ukrayna’ya veya Ukrayna ürünlerinin Türkiye’ye daha kolay ulaşmasını sağlamayabilir. Türkiye, Ukrayna ile Suriye arasında oluşabilecek yeni ticaret ağının da merkezinde yer alabilir.
Karadeniz’den Türkiye’ye, oradan Suriye limanlarına ve Orta Doğu pazarlarına uzanan yeni bir ticaret koridoru düşünülebilir. Ukrayna’nın tahıl, gıda, metal ve sanayi ürünleri; Türkiye’nin limanları, kara yolları, üretim kapasitesi ve lojistik altyapısıyla birleşebilir. Suriye ise Akdeniz’e açılan limanları ve Arap coğrafyasına uzanan kara bağlantılarıyla bu hattın güney ayağını oluşturabilir.
Suriye’nin ileride bir lojistik ve enerji merkezine dönüştürülmesi yönündeki projeler de bu ihtimali güçlendiriyor. Türkiye ile Suriye arasında enerji hatları, elektrik bağlantıları, kara yolları ve demir yolları üzerinden yeni bir bölgesel ağ kurulması tartışılıyor. Türkiye hâlihazırda Azerbaycan gazını kendi toprakları üzerinden Suriye’ye aktarmaya başladı.
Dolayısıyla Zelenskiy’nin Türkiye üzerinden Şam’a gitmesi yalnızca diplomatik bir ziyaret olarak görülmeyebilir. Henüz Türkiye–Ukrayna Serbest Ticaret Anlaşması ile Suriye’deki lojistik ve enerji projeleri arasında resmen açıklanmış doğrudan bir bağlantı bulunmuyor. Ancak gelişmeler birlikte okunduğunda, Ankara’nın Ukrayna’yı Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e ve Orta Doğu’ya uzanan daha geniş bir ekonomik ağın parçası hâline getirmek istediği düşünülebilir.
Böyle bir modelde Türkiye yalnızca Ukrayna’nın yeniden inşasına katılan bir ülke olmayacak. Ukrayna ürünlerinin güneye, Suriye ve Orta Doğu ürünlerinin ise kuzeye taşındığı ticaret ağının merkez ülkesi hâline gelebilecek.
Serbest ticaret anlaşmasının asıl stratejik değeri de burada ortaya çıkıyor. Türkiye, savaşın sona ermesini beklemeden geleceğin Ukrayna’sıyla ekonomik bağlarını kurarken, aynı zamanda Karadeniz, Anadolu, Suriye ve Doğu Akdeniz’i birbirine bağlayacak yeni bir ticaret coğrafyasının temellerini atıyor olabilir.
Hayırlı bereketli akşamlar Öznur bacım kalemine kuvvet ilmine bereket Türkiye kendinden ayrılan ve ülke statüsü kazanmış topraklarla hemhal oldukça yakın bir gelecekte kimi ülkelerin statülerini kaybedip yeniden Türkiye’ye ilhak etmesiyle neticelenecek inşallah fakat bunun zemini ticaret siyaset ve ictimai gelişmelerle zemin hazırlanıyor
Devletimiz dünya umumi efkarında yakın gelecekte özellikle 2030’lu yıllarda hakim güç olarak kendini gösterecek ve iktisaden daha güçlü olacak inşallah zira ben dünya ticaret yollarının merkezi Türkiye olacak inşallah
Kurban olduğum Allah’ıma (c.c.) emanet ol bacım makaleni nsosyal hesabımda paylaşıyorum haberin olsun