İstanbul ve Karadeniz fonunda Ukrayna, Türkiye ve Rusya’yı temsil eden siyasi figürler ile müzakere masası.

Ukrayna Savaşı Türkiye’de mi Son Bulacak?

Ukrayna’nın ateşkese hazır olduğunu açıklaması, Zelenskiy ile Putin’in Türkiye’de görüşebileceğini söylemesi ve Kremlin’in Ankara’nın barış çabalarına teşekkür etmesi, savaşın sona erdirilmesi için Türkiye’yi yeniden en güçlü diplomatik adreslerden biri hâline getiriyor. Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’nın onaylanmasının hemen ardından Hakan Fidan’ın Kiev’e gitmesi ise Ankara’nın yalnızca barış masasını değil, savaş sonrasında kurulacak Karadeniz düzeninin merkezine yerleşmeyi düşündüğünü de gösteriyor.
İstanbul ve Karadeniz fonunda Ukrayna, Türkiye ve Rusya’yı temsil eden siyasi figürler ile müzakere masası.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nin hemen ardından Ukrayna’ya gitmesi sıradan bir diplomatik ziyaret olarak görülemez. Fidan’ın Kiev temasları, Türkiye’nin son haftalarda Moskova, NATO ve Ukrayna arasında yürüttüğü yoğun diplomasinin yeni halkasını oluşturuyor.

Ziyaretin zamanlaması ayrıca dikkat çekici. Ukrayna Parlamentosu, Türkiye ile 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nı onayladı. Böylece savaş nedeniyle uzun süre bekleyen anlaşmanın uygulanmasının önündeki en önemli siyasi engellerden biri kalktı. Fidan’ın bu gelişmenin hemen ardından Kiev’e gitmesi, Ankara’nın Ukrayna ile ilişkilerini yalnızca savaş, askerî yardım ve güvenlik üzerinden değerlendirmediğini gösteriyor.

Türkiye, Ukrayna’nın yeniden inşasında rol üstlenmek, Karadeniz ticaretini canlandırmak, enerji ve ulaştırma hatlarını güvenli hâle getirmek ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri kalıcı bir zemine oturtmak istiyor. Ancak bütün bunların gerçekleşebilmesi için önce çatışmaların durması gerekiyor. Limanların, enerji altyapısının ve ticaret yollarının hedef olduğu bir ortamda serbest ticaret anlaşmasının gerçek potansiyeline ulaşması mümkün değil.

Bu nedenle Ankara açısından ekonomi ile diplomasi birbirinden ayrı değil. Türkiye, savaşın sona ermesini yalnızca insani ve siyasi bir zorunluluk olarak değil, Karadeniz’de ticaretin, ulaştırmanın ve enerji bağlantılarının yeniden işler hâle gelmesinin ön şartı olarak görüyor.

Kiev Türkiye’yi Barış Masasının Adresi Olarak Gösteriyor

Hakan Fidan’ın Ukraynalı mevkidaşı Andriy Sibiha ile düzenlediği ortak basın toplantısında verilen mesajlar, Türkiye’nin olası bir barış sürecindeki konumunu daha görünür hâle getirdi. Fidan, diplomatik çabalardaki durgunluğa rağmen çatışmaların şiddetlendiğini, sivil yerleşimlere ve altyapıya yönelik saldırıların arttığını belirterek tarafların süratle müzakere masasına dönmesi gerektiğini söyledi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Sibiha’nın açıklamaları ise ziyaretin en önemli bölümünü oluşturdu. Sibiha, Ukrayna’nın ateşkese hazır olduğunu belirtirken Volodimir Zelenskiy ile Vladimir Putin arasında yapılabilecek bir görüşmenin Türkiye’de gerçekleşebileceğini söyledi. Böylece Kiev, yalnızca müzakerelere açık olduğunu ifade etmekle kalmadı, olası liderler zirvesi için Türkiye’yi doğrudan adres gösterdi.

Ukrayna Savaşı Türkiye’de mi Son Bulacak?
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Ukrayna’nın ateşkese hazır olduğunu belirterek, barış sürecine yeni bir ivme kazandıracak adımın liderler zirvesi olacağını söyledi.

Bu açıklama Ankara’nın yıllardır sürdürdüğü arabuluculuk politikasının Kiev tarafından da kabul gördüğünü ortaya koyuyor. Türkiye daha önce Rusya ile Ukrayna heyetlerini Antalya ve İstanbul’da bir araya getirmiş, tahıl koridorunun kurulmasında belirleyici rol oynamış ve esir takaslarına katkı sağlamıştı. Şimdi Ukrayna’nın ateşkese hazır olduğunu açıklaması ve liderler görüşmesi için Türkiye’yi işaret etmesi, bu diplomatik birikimin yeniden harekete geçirilebileceğini gösteriyor.

Ancak Ankara yalnızca Kiev ile konuşmuyor. Hakan Fidan, NATO Zirvesi öncesinde Moskova’ya giderek Rus yetkililerle görüşmüş, savaşın mümkün olan en kısa sürede barışçıl yollarla sona erdirilmesi gerektiğini iletmişti. Fidan, Kiev’de yaptığı açıklamada da Moskova ziyaretini hatırlatarak Rus tarafının görüşlerini doğrudan dinleme imkânı bulduklarını belirtti.

Ukrayna Savaşı Türkiye’de mi Son Bulacak?
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’de düzenlenen NATO Zirvesi öncesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Kazan’da görüştü.

Dolayısıyla Türkiye’nin diplomatik hattı tek taraflı değil. Ankara, Ukrayna’ya askerî ve siyasi desteğini sürdürürken Rusya ile doğrudan diyaloğunu koruyor. Bu politika zaman zaman çelişkili görünse de gerçek bir müzakere sürecinde Türkiye’nin en önemli avantajını oluşturuyor. Çünkü arabuluculuk yapabilmek için yalnızca bir tarafın güvenini kazanmak yeterli değil; iki başkentte de muhatap kabul edilmek gerekiyor.

Kiev Ateşkes Diyor, Moskova Türkiye’ye Teşekkür Ediyor

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un Hakan Fidan’ın açıklamalarının ardından Türkiye’ye teşekkür etmesi bu açıdan önem taşıyor. Peskov, yakın vadede müzakere sürecinin yeniden başlamasına ilişkin bir beklenti bulunmadığını belirtse de Rusya’nın barış görüşmelerine açık olduğunu söyledi. Ardından Rusya’nın, Türkiye’nin Ukrayna krizindeki barış çabalarına yardım etme isteğinden dolayı minnettar olduğunu açıkladı.

Ortaya çıkan tablo dikkat çekici. Bir tarafta Ukrayna, ateşkese hazır olduğunu ve Zelenskiy-Putin görüşmesinin Türkiye’de yapılabileceğini söylüyor. Diğer tarafta Rusya, kısa vadeli bir müzakere konusunda iyimser olmadığını belirtmesine rağmen Ankara’nın çabalarını değerli bulduğunu açıklıyor. Taraflar henüz aynı noktada değil, ancak ikisi de Türkiye’nin diplomatik rolünü kabul ediyor.

Türkiye’nin gücü de tam olarak buradan geliyor. Ankara, Batılı müttefiklerinden farklı olarak Rusya ile bütün kanallarını kapatmadı. Aynı zamanda Moskova ile ilişkilerini sürdürürken Ukrayna’nın bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunmaktan vazgeçmedi. Böylece hem Kiev’in güven duyduğu hem de Kremlin’in doğrudan konuşabildiği az sayıdaki başkentten biri oldu.

Türkiye’nin hedefi Rusya ile Ukrayna’nın kısa sürede bütün sorunlarını çözerek yeniden yakın ilişki kurması değil. Ankara daha gerçekçi bir sonuç arıyor: Silahların susması, iki tarafın yeniden konuşmaya başlaması, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması, limanların ve enerji altyapısının hedef olmaktan çıkması ve ticari ilişkilerin yeniden işlemesi.

Hakan Fidan’ın “Savaşın Karadeniz’e taşınmasını istemiyoruz” açıklaması da Türkiye’nin arabuluculuk çabalarının arkasındaki temel güvenlik kaygısını ortaya koyuyor. Karadeniz’in daha geniş bir çatışma alanına dönüşmesi Türk limanlarını, boğazlardan geçişleri, deniz ticaretini, enerji taşımacılığını ve Türkiye-Rusya ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. NATO ile Rusya arasında yaşanabilecek kontrolsüz bir gerilim ise Türkiye’yi çok daha zor bir stratejik denklemle karşı karşıya bırakabilir.

Ankara bu nedenle yalnızca Ukrayna’daki savaşı bitirmek istemiyor; çatışmanın Karadeniz’e, çevre ülkelere ve NATO-Rusya hattına yayılmasını da engellemeye çalışıyor. Ukrayna ile Serbest Ticaret Anlaşması’nın devreye girmesi, Türk şirketlerinin yeniden imar sürecinde üstlenebileceği rol ve Rusya ile ekonomik diyaloğun korunması, Türkiye’nin savaş sonrasına ilişkin daha geniş planının parçaları olarak okunmalı.

Ukrayna Savaşı’nın Türkiye’de sona ereceğini söylemek için henüz erken; Kiev ateşkese ve Türkiye’de liderler görüşmesine açık olduğunu söylerken Moskova Ankara’ya teşekkür ediyor, fakat Hakan Fidan’ın da uyardığı gibi savaşın yayılma riski hâlâ ciddi bir tehdit olarak önümüzde duruyor. Türkiye şimdi hem barış masasını kurmaya hem de çatışmanın Karadeniz’e taşınmasını engellemeye çalışıyor. Başarırsa yalnızca savaşın bittiği ülke değil, savaş sonrasındaki bölgesel düzenin kurulduğu merkez de olabilir.

687
0
1

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.

Diğer makaleler

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Çalışmalarımı destekleyin
Rozetinizi seçin, sponsorlar arasına katılın.
687
0
1

Bağımsız çalışmalarımı destekleyin.

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.