Vladimir Putin, Kremlin, nükleer füze, NATO savaş uçakları, Patriot hava savunma sistemi, Polonya haritası ve sınır tahkimatlarını bir araya getiren Rusya-NATO gerilimi temalı kolaj görseli.

Rusya Ukrayna Savaşını Genişletmeye mi Hazırlanıyor?

CIA Başkanı’nın beklenmedik Moskova ziyareti, Rusya’da yeni bir seferberlik ihtimalinin konuşulması, nükleer silah tartışmalarının yeniden alevlenmesi ve Kaliningrad çevresindeki askerî hareketlilik aynı soruyu gündeme getiriyor: Ukrayna savaşı, Rusya ile NATO’yu doğrudan karşı karşıya getirecek yeni bir aşamaya mı giriyor?
Vladimir Putin, Kremlin, nükleer füze, NATO savaş uçakları, Patriot hava savunma sistemi, Polonya haritası ve sınır tahkimatlarını bir araya getiren Rusya-NATO gerilimi temalı kolaj görseli.

Son birkaç haftadır Rusya konusunda birbirinden kaygı verici haberler geliyor. Tek tek bakıldığında bunların hiçbiri “büyük savaş başlıyor” demek için yeterli değil. Fakat yan yana konulduklarında Avrupa’daki güvenlik denkleminin ne kadar hızlı değiştiği görülüyor.

Bu tablonun belki de en sıra dışı parçası CIA Başkanı John Ratcliffe’in Moskova ziyareti oldu. Bir CIA başkanının savaşın ortasında Rusya’ya gitmesi başlı başına dikkat çekici bir gelişme. Ratcliffe’in Rus istihbarat yetkilileriyle yaptığı görüşmenin bütün ayrıntıları kamuoyuna açıklanmadı. Ancak Amerikan basınına göre Washington’ın vermek istediği mesajlardan biri, Rusya’nın NATO topraklarına yönelik herhangi bir askerî maceraya girişmemesi gerektiğiydi. Trump yönetimi ziyarete büyük bir anlam yüklemese de Reuters’a konuşan kaynaklar, NATO’ya yönelik olası Rus operasyonlarının görüşmede ele alındığını doğruladı.

Bu ziyaret, Rusya’nın kendi içinde daha büyük bir savaş için hazırlık yaptığına dair haberlerin arttığı bir döneme denk geldi. Wall Street Journal’ın Batılı istihbarat kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre Rus ordusu, yeni bir seferberlik kararı alınması hâlinde yüz binlerce askerin nasıl toplanacağı, barındırılacağı, silahlandırılacağı ve birliklere dağıtılacağı üzerinde çalışıyor. Bu hazırlıkların özellikle Kaliningrad’da denenmesi ise dikkat çekici. Kremlin henüz resmi olarak yeni bir seferberlik kararı almış değil; ancak gerçekleştirilen çalışmalar Moskova’nın savaşın yakın zamanda biteceğini öngörmediğini, aksine daha uzun ve daha ağır bir çatışmaya hazırlanmak istediğini düşündürüyor.

Nükleer silah meselesinin yeniden gündeme gelmesi de aynı atmosferin bir parçası. Son haftalarda Moskova’daki bazı çevrelerde, savaşın Rusya açısından daha olumsuz bir noktaya sürüklenmesi hâlinde taktik nükleer silah seçeneğinin yeniden tartışıldığına dair haberler çıktı. Bugün için Rusya’nın nükleer silah kullanmaya yönelik somut bir hazırlık yaptığına dair işaret yok. Fakat nükleer seçeneğin siyasi ve askerî tartışmalarda giderek daha sık anılması bile Avrupa’daki güvenlik denklemindeki değişimi gösteriyor.

Böyle bir tablo karşısında asıl soru şu: Rusya, Ukrayna’da savaşı daha da genişletmeye mi hazırlanıyor, yoksa NATO ile doğrudan karşı karşıya gelme ihtimalini de artık ciddi bir senaryo olarak mı değerlendiriyor?

Polonya, Rusya-NATO geriliminin yeni odak noktası hâline geliyor

Avrupa’daki gerilimin merkezine bakıldığında Polonya’nın adı tesadüfen öne çıkmıyor.

Polonya bir taraftan Belarus’la, diğer taraftan Rusya’nın Kaliningrad bölgesiyle sınır komşusu. Daha da önemlisi, Polonya ile Litvanya arasındaki yaklaşık 100 kilometrelik Suwałki Koridoru, Baltık ülkelerinin NATO’nun geri kalanıyla kara bağlantısını sağlayan tek geçit. Bir Rusya-NATO çatışmasında bu hattın kesilmesi Estonya, Letonya ve Litvanya’nın kara yoluyla ittifakın geri kalanından ayrılması anlamına gelebilir.

Bu yüzden Polonya bugün Avrupa’nın en hızlı tahkim edilen ülkelerinden biri hâline geliyor. Varşova, Rusya ve Belarus sınırları boyunca yaklaşık 800 kilometrelik “Doğu Kalkanı” projesini inşa ediyor. Tank hendekleri, beton engeller, gözetleme sistemleri ve yeni savunma mevzileri kuruluyor. Haziran ayından bu yana Alman askerleri de Polonyalı birliklerle birlikte bu hattın inşasına katılıyor. Alman ordusu, faaliyetlerin Suwałki Koridoru’nu da kapsadığını açıkça belirtiyor.

Aynı bölgede NATO’nun askerî görünürlüğü de artıyor. Ağustos ayında Kaliningrad yakınlarında gerçekleştirilen hava tatbikatında Amerikan ve Norveç savaş uçakları, NATO AWACS erken uyarı uçakları, tankerler ve elektronik harp uçakları birlikte görev yaptı. Operasyona 25 ila 50 uçağın katıldığı tahmin ediliyor. NATO bunun planlı bir tatbikat olduğunu söylüyor. Fakat tatbikatın yapıldığı yer başlı başına bir mesaj: ittifak, artık Kaliningrad çevresinde büyük çaplı bir çatışmanın nasıl yönetileceği üzerine de çalışıyor.

Bu, “Rusya Polonya’ya saldırmaya hazırlanıyor” demek değil. Moskova açısından Polonya’ya açık bir saldırı Ukrayna savaşından tamamen farklı bir eşik olur. Çünkü Polonya’ya saldırmak NATO’nun 5. maddesini devreye sokabilir ve Rusya’yı doğrudan ABD, Almanya, Fransa, İngiltere ve ittifakın geri kalanıyla karşı karşıya getirir.

Fakat tehlikeli olan zaten büyük bir işgal senaryosu değil.

Rusya’nın NATO’yu sınamak için sınırlı bir askerî operasyon, sabotaj, siber saldırı, hava sahası ihlali veya sorumluluğu belirsiz bırakılmış hibrit bir saldırıya başvurabileceği ihtimali Batılı istihbarat çevrelerinde ciddi biçimde tartışılıyor. CIA Başkanı’nın Moskova ziyaretinin arkasındaki kaygılardan biri de tam olarak bu: Moskova’nın NATO’nun siyasi iradesini ölçmeye kalkması.

Burada NATO açısından rahatsız edici başka bir sorun daha ortaya çıkıyor. İttifak, asker, uçak ve toplam askerî kapasite bakımından Rusya’dan çok daha güçlü olsa da uzun süreli ve yoğun bir füze savaşına ne ölçüde hazır olduğu tartışmalı. Associated Press’in bu hafta yayımladığı araştırmaya göre Avrupa’daki Amerikan Patriot önleme füzesi stokları bazı ABD yetkilileri tarafından “kritik seviyenin de ötesinde” olarak tanımlanıyor. Patriot, özellikle Rus balistik füzelerine karşı Avrupa savunmasının en önemli unsurlarından biri. Başka bir ifadeyle NATO’nun caydırıcılığı güçlü, fakat savaşın ilk haftalarından sonra ortaya çıkabilecek mühimmat sorunu küçümsenecek gibi değil.

Sonuç olarak bugün elimizde Rusya’nın Polonya’ya saldırmaya karar verdiğini gösteren bir kanıt yok. Ancak yaşananlar, Avrupa’nın artık böyle bir ihtimali tamamen göz ardı etmediğini gösteriyor. Moskova yeni bir seferberliğin altyapısını hazırlıyor, Polonya doğu sınırını tahkim ediyor, NATO Kaliningrad çevresinde olası bir çatışmaya hazırlanıyor, Washington Moskova’yla doğrudan temas kuruyor ve nükleer seçenek yeniden ciddi biçimde tartışılıyor.

Ukrayna savaşı çoktan Kiev ile Moskova arasındaki bir hesaplaşmanın ötesine geçti. Bugün sınanan yalnızca Ukrayna’nın geleceği değil; Avrupa’nın güvenlik mimarisi, NATO’nun caydırıcılığı ve Rusya’nın Batı karşısında ne kadar ileri gidebileceği.

Asıl tehlike de Rus tanklarının bir sabah Polonya sınırını geçmesinden ziyade, küçük görünen bir olayın kontrolden çıkarak tarafları doğrudan karşı karşıya getirmesi olabilir. Polonya topraklarına düşen bir füze, Baltık Denizi’nde yaşanacak bir askerî olay, Kaliningrad çevresindeki bir provokasyon veya NATO altyapısına yönelik büyük bir sabotaj, birkaç saat içinde siyasi bir krizi askerî krize dönüştürebilir.

Bu nedenle, henüz Üçüncü Dünya Savaşı’ndan söz etmek için erken olsa da birkaç yıl öncesine kadar yalnızca teorik bir ihtimal olarak görülen Rusya-NATO çatışmasına karşı her iki tarafın da artık fiilen hazırlık yaptığı bir döneme giriyoruz.

Başka bir ifadeyle, daha geniş çaplı bir savaş kararı henüz alınmış olmayabilir; ancak böyle bir çatışmanın koşulları adım adım oluşuyor.

484
0
5

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.

Diğer makaleler

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler
Çalışmalarımı destekleyin
Rozetinizi seçin, sponsorlar arasına katılın.
484
0
5

Bağımsız çalışmalarımı destekleyin.

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.