Türkiye, Suriye ve Irak haritaları, petrol boru hatları, enerji tesisleri ve merkezde ABD’li bir diplomatın yer aldığı jeopolitik kolaj.

ABD, Orta Doğu’da İran’ın Yerine Türkiye Merkezli Yeni Bir Enerji Düzeni Kuruyor

İran savaşı, Hürmüz Boğazı’yla bağlantılı olarak devam eden kriz ve Washington’ın son aylarda bölgede attığı diplomatik adımlar tek tek değerlendirildiğinde, birbirinden bağımsız gelişmeler gibi görünebilir. Oysa bütün parçalar bir araya getirildiğinde çok daha büyük bir tablo ortaya çıkıyor: ABD yalnızca İran’ı çevrelemeye çalışmıyor; Orta Doğu’nun enerji haritasını yeniden çiziyor. Bu yeni haritanın merkezinde ise giderek daha fazla Türkiye yer alıyor.

Bu değişimin en dikkat çekici isimlerinden biri hiç kuşkusuz Tom Barrack. ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olan Barrack’ın, Donald Trump tarafından hem Suriye hem de Irak Özel Temsilcisi olarak görevlendirilmesi, sıradan bir atamanın çok ötesinde bir anlam taşıyor.

Barrack, geçtiğimiz aylarda “Türkiye’nin öneminin artacağını göreceksiniz” derken ve Ankara’ya “meşruiyet” kazandırdıklarını söylerken aslında Washington’ın yeni bölgesel mimarisine işaret ediyordu. İsrail’in Barrack’tan duyduğu rahatsızlık da büyük ölçüde buradan kaynaklanıyor. Çünkü Barrack, Türkiye’nin dışlandığı değil, merkezde yer aldığı yeni bir Amerikan stratejisinin uygulayıcılarından biri olarak öne çıkıyor.

Bu stratejinin en somut sonucu ise şimdi ortaya çıktı. ABD’nin arabuluculuğunda Irak ile Suriye arasında imzalanan anlaşmayla, 1952 yılında inşa edilen ancak onlarca yıldır atıl durumda bulunan Kerkük-Banyas Petrol Boru Hattı yeniden hayata geçiriliyor. Böylece Irak petrolü, İran’ın etkisi altındaki Hürmüz Boğazı’na ihtiyaç duymadan doğrudan Akdeniz’e ulaşabilecek. Bu yalnızca yeni bir boru hattı değil; bölgenin enerji jeopolitiğini değiştirebilecek stratejik bir hamle.

Ancak Washington’ın hedefi yalnızca Banyas değil. Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın yeniden tam kapasiteyle çalıştırılması, Irak Kalkınma Yolu Projesi, Suriye’nin yeniden inşası ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak yeni ticaret koridorları, aynı stratejinin birbirini tamamlayan parçaları olarak görülüyor. Başka bir ifadeyle ABD, enerji ve ticaret akışını İran merkezli Körfez ekseninden çıkararak Türkiye’nin merkezinde bulunduğu kuzey koridoruna kaydırmaya çalışıyor.

Bu nedenle Türkiye ile Irak arasında uzun süredir devam eden yaklaşık 1,5 milyar dolarlık tahkim anlaşmazlığı da artık farklı bir anlam kazanıyor. Tarafların Ceyhan hattını yeniden işler hâle getirmek için müzakereleri sürdürmesi, enerji ortaklığının hukuki anlaşmazlıkların önüne geçmeye başladığını gösteriyor. Yeni bölgesel projelerin hayata geçmesi, tahkim dosyasının da siyasi uzlaşma yoluyla çözülmesini sağlayabilir. Washington’ın bu süreçte uzlaşmayı kolaylaştıran bir rol üstlenmesi ise şaşırtıcı olmayacaktır.

Belki de bugün Orta Doğu’da yaşanan en büyük değişim savaş cephelerinde değil, haritalar üzerinde gerçekleşiyor. ABD, İran’ın enerji ve ulaşım hatları üzerindeki belirleyici konumunu zayıflatırken Türkiye’yi Irak, Suriye, Akdeniz ve Avrupa arasında uzanan yeni jeopolitik ağın merkezine yerleştirmeye çalışıyor.

Eğer bütün bu projeler planlandığı şekilde hayata geçerse, önümüzdeki yıllarda Orta Doğu’daki en kritik güç mücadelesi, petrolün kim tarafından üretildiğinden çok hangi koridorlardan dünyaya ulaştırıldığı üzerinden şekillenecek. Türkiye ise Orta Doğu’daki bu yeni düzenin merkezi hâline gelecek.

1.395
2
22

Bu makaleyi beğendiniz mi?

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.

Diğer makaleler

2 Yorum
Eskiler
En Yeniler

Gene damardan tespitler 🫵😍👍

Çok güzel tespitler ablacım. Yüreğinize sağlık. Hürmüz Boğazı stratejik bir boğaz olsada savaş ya da kriz anlarında tek taraflı kapalı kalması sadece bölge ülkelerini değil Dünya’yı etkiliyor. Suriye, Irak, Türkiye üçlüsünün dâhil olduğu denklem çok önemli bir denklem olma yolunda hızla ilerliyor. Avrupa ve diğerleri bu üçlüye çok ihtiyaç duyacak. Bölücü, yıkıcı adımlar yerine tamamlayıcı, pay almak için yarıştıkları döneme doğru ilerliyorlar. Türkiye-Irak-Suriye üçlüsü kazanacak bölge halkı kazanacak ve güçlenecek. Eskiden olduğu gibi. Sümer, Babil,Asur,Pers, Mitanni, Hitit, Antik Mısır gibi krallıklar+imparatorluklar döneminde değerliydi bölge. Tarih yine bu bölgenin önemini konuşacak. Vesselam. 😊😊👏👏

Çalışmalarımı destekleyin
Rozetinizi seçin, sponsorlar arasına katılın.
1.395
2
22

Bağımsız çalışmalarımı destekleyin.

Bağımsız gazeteciliğe destek olun. Sponsor rozetinizi seçin.