Yunanistan’ın İsrail’den yaklaşık 4 milyar dolarlık çok katmanlı hava savunma sistemi satın alma kararı, sıradan bir askerî modernizasyon hamlesinden çok daha fazlasını ifade ediyor. İsrail merkezli i24NEWS’in gelişmeyi doğrudan “Türk tehditleri karşısında” başlığıyla duyurması da paketin hangi jeopolitik kaygıyla ilişkilendirildiğini açıkça ortaya koyuyor. Atina, bir taraftan kendi F-35 filosunu kurmaya hazırlanırken diğer taraftan Türkiye’nin aynı uçaklara yeniden ulaşma ihtimaline karşı İsrail teknolojisiyle gökyüzünü kapatmaya çalışıyor.
Yunanistan Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan “Aşil Kalkanı”, balistik füzelerden seyir füzelerine, insansız hava araçlarından savaş uçaklarına kadar farklı tehditleri karşılamak üzere tasarlanan çok katmanlı bir savunma ağı. Sistemin merkezinde, İsrailli savunma şirketleri Rafael ve Israel Aerospace Industries tarafından geliştirilen İsrail yapımı radar ve füzeler bulunuyor. Davud Sapanı ve Barak 8 gibi sistemlerin de mimariye dâhil edilmesi bekleniyor. Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’a göre kalkan 35 ay içinde tamamen faaliyete geçecek ve üretimin en az yüzde 25’i Yunan şirketleri tarafından gerçekleştirilecek.
Zamanlama ise tesadüf değil. Donald Trump, Ankara’daki NATO Zirvesi sırasında Türkiye’ye S-400 alımı nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını açıklarken F-35 satışına da açık kapı bıraktı. Türkiye’nin programa dönüşü henüz kesinleşmiş değil; çünkü Amerikan yasaları Ankara S-400 sistemlerine sahip olduğu sürece F-35 satışına izin vermiyor ve Kongre’de güçlü bir muhalefet bulunuyor. Buna rağmen Washington’dan gelen siyasi mesaj, Atina ve Tel Aviv’de yıllardır korumaya çalıştıkları askerî dengenin değişebileceği endişesini doğurdu.
Yunanistan açısından mesele yalnızca Türkiye’nin yeni uçak satın alması değil. Ankara F-35 programına dönmesi hâlinde beşinci nesil savaş uçağı teknolojisine, gelişmiş sensörlere ve NATO’nun ortak harekât ağlarına yeniden erişecek. Bu da Yunanistan’ın Rafale uçakları, modernize edilmiş F-16’ları ve sipariş ettiği F-35’lerle sağlamaya çalıştığı hava üstünlüğünün kalıcı olmayabileceği anlamına geliyor. Atina bu nedenle yalnızca daha fazla uçak satın almıyor; Türkiye’nin uçaklarını, füzelerini ve insansız hava araçlarını mümkün olduğunca uzaktan tespit edip durdurabilecek bir savunma mimarisi kuruyor.
İsrail’in bu denklemdeki rolü de yalnızca silah satıcılığıyla sınırlı değil. Tel Aviv, Türkiye’nin F-35 satın almasına açıkça karşı çıkarken Yunanistan’ın hava savunmasını kendi teknolojileriyle güçlendiriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Türkiye’ye F-35 verilmesinin Orta Doğu’daki askerî dengeyi değiştireceğini savunarak itirazını Trump yönetimine doğrudan iletti. Böylece İsrail, Washington’da Türkiye’nin önünü kesmeye çalışırken Doğu Akdeniz’de Ankara’yı dengelemek isteyen ülkelere silah sağlayan başlıca aktöre dönüşüyor.
Ancak son gelişme aslında Yunanistan ve İsrail’in Türkiye’yi yalnızca diplomatik baskıyla F-35 programının dışında tutabileceklerinden artık emin olmadıklarını gösteriyor. Türkiye’nin programa dönüş ihtimali gerçekçi görülmeseydi Atina’nın milyarlarca dolarlık yeni bir hava savunma ağına bu hızla yönelmesine gerek kalmazdı. “Aşil Kalkanı”, Türkiye’nin F-35 savaş uçaklarını satın almasını engellemenin alternatifi değil; bu engelleme girişiminin başarısız kalması ihtimaline karşı hazırlanmış bir güvence niteliği taşıyor.
Yine de silahlanma yarışının Yunanistan’a mutlak üstünlük sağlayacağını düşünmek yanıltıcı olur. Türkiye’nin farkı yalnızca sahip olduğu platformların sayısından değil; insansız hava araçları, füzeler, hava savunması, elektronik harp ve savaş uçağı projelerini kendi savunma sanayii içinde geliştirebilmesinden kaynaklanıyor. Yunanistan ise güvenliğini giderek ABD, Fransa ve İsrail’den satın aldığı pahalı sistemlere bağlıyor. Atina’nın 2036’ya kadar askerî modernizasyona yaklaşık 28 milyar avro ayırması, bu dışa bağımlı dengeleme politikasının ne kadar maliyetli hâle geldiğini de gösteriyor.
Ortaya çıkan tablo oldukça açık: Türkiye henüz F-35 programına dönmedi, ancak yalnızca bu ihtimal bile Yunanistan’ı İsrail’den milyarlarca dolarlık bir savunma kalkanı almaya yöneltti. Atina ve Tel Aviv, Ankara’nın güç kazanmasını Washington üzerinden engellemeye çalışırken aynı zamanda bunun gerçekleşmesine karşı askerî hazırlık yapıyor.
Öznur hanım trump ve netenyahu bizi ve batı asyadaki müttefiklerini danışıklı döğüş yaparak oyalıyor.bize o uçakları ve motorları vermeyecekler.sadece oyalanıyoruz.iran bertaraf edilince sıra bize,arabistana,mısıra gelecek.onun için iran konusunda ABD yanında saf almak saflık olacaktır.ben 70 yaşında bir insan olarak sizin gayretlerinizi görüyor ve takdir ediyorum.